Selahattin Okumuş

İnsan ve Memleket Meseleleri Üzerine

Aylar: Mayıs 2019

Hukuk’ta Devrim

Günaydın Dostlar,

Kanunlarda önemli düzenlemeler üzerine haberler…
Barolar birliği başkanımız açıklama yapmış:
”İyi düzenlemeler diye.”

Ben hukukçu değilim, amma;
Bu memlekette eksikleri ile beraber kanunlar vardı, ve var.
Türkiye de var olan hukuk askıda,
Hukuksuz, kanunsuz ve keyfi uygulamaları alt alta yazsak,
ciltlere sığmaz…

Türkiye de ne yok, ne yok edildi?
Kuvvetler ayrılığı prensipleri…
Kanunlar ve hukuk yazılı metinlerde.
Uygulamalar da kuvvetler birliği,
nerede ise, bütün kararlarda…

Yani asl’ olan iradenin tekelleşmesi,
Bu memleket bunu kaldıramaz..

Ben Barolar birliği adına, bir vatandaş olarak
konuşsa idim,
güzellemelerime bir ön şerh ile başlardım:

Derdim ki;

”Türkiye’de kuvvetler birliği,
partili Cumhurbaşkanı tekellleşmesi oldukça,
yapılan kanunlar laf-ı güzaftan öteye geçmez.
Önce kuvvetler ayrılığı için irademizi gösterelim.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün,
kurtuluş savaşımızın en kritik zamanlarında bile,
kapatma taleplerine rağmen,
açık tuttuğu Büyük Millet Meclisimiz
yasama yetkilerini geri almadan;
diğer yargı ve yürütme müesseseleri,
gerçek pozisyonlarına dönmeden,
çıkacak hiçbir kanununun,
bu memlekete hayır getireceğine inanmıyorum.”

Saygılarımla,

Prof.Dr.Sinan Canan okumaları aydınlık gelecek talebi

Sevgili Dostlar,

Prof. Dr. Sinan Canan okumaları ardından düşünceler:

İnsan muhteşem beyni ile evreni algılamaya ve öğrenmeye aday.
Evren ve kendi varoluşunun anlamı üzerinde kafa yoran insan.
İnsanı insan yapan bir beyinsel güç, zihin…

Varoluşun gerçeklerini anlayabilmek için beynini cebinden çıkarması,
kafatasının içine yerleştirmesi gereken nesiller, insanoğlu…
Bilim dünyasının sorguladığı, sıra dışı insanların biraz daha aydınlık için,
hayatlarını vakfettikleri insan oğlu insanlar…

Nasıl yetişecek?

Bu ”kuantum fiziği” odaklı çalışmalara,
orta çağı arayan eğitim sistemi ile ülkemiz insanlarının katkısı olabilecek mi?

Evreni ve kendini anlama çabasındaki insanlığa armağan beyin-zihin ve evren çözümlerine,
Bu hamaseti de aşan algı yönetimiyle, cehaletin körüklenmesi,
Din-Peygamber olgusunun bu kadar hoyratça kullanılması,
Cehaletten hiçbir şekilde kurtulması istenmeyen yığınlara zerkedilen uydurma din algısı,
Biat kültürünün bu kadar yüceltilmesi ile beyinleri cebinde tek tip insan tip yaratma çabaları,
Bizim insanımıza asla hayır getirmeyecektir.

İnsan suretindeki varlık ancak;
düşünebildiğinde, farklı bilgi ve fikirlere açık olup, öğrenip-irdeleyebildiğinde,
insan vasfını kazanabileceği bu kadar net ve açık iken,
bu çağ dışı eğitim anlayışı ile bu ülke insanının gidebileceği yer,
kaos bile değil, karanlıktır. Kapkara bir gelecektir.

Böyle bir eğitim talebinin ve uygulamalarının vebalini bu erk sahipleri taşıyamazlar.
Bu kafa bu ülkeyi yönetemezler, yönetmemelidirler.

Memleketimin insanları, bu kadim medeniyetin temsilcileri,
Bu kadar kötülüğü hak etmiyorlar.

Aydınlık geleceğimize ve düşünen bir nesil idealine sahip çıkmak,
bu kadim medeniyetin akl-ı selimlerinin insanlık görevidir.

Saygılarımla,

© 2020 Selahattin Okumuş

Theme by Anders NorenUp ↑