Sevgili Dostlar,

-Daha kısa yazmak isterdim, affınızla yine uzun bir yazı-

Mısır’daki İhvan Lideri Muhammed Mursi;
vefat etti ve memleketim insanları yine ikiye bölündü.
İktidar başından beri sahip çıktığı Mursi için,
gıyabında cenaze namazları kılmak gibi,
şehit ilan etmek gibi,
eylemler içine girdi ve bunu diyanet eli ile yaptı.
Böyle bir uygulama yapması beni hiç şaşırtmadı.
Hatta İBB seçimi arefesinde,
bu ölümü bile değerlendirme yarışına girdiler…

Aynı günlerde,

Çin’de Doğu Türkistan Türk kanaat önderlerinden,
dünyaca üne sahip,mütefekkir/yazar Nur Muhammed Tohti
hakkın rahmetine kavuştu.
Üstelik toplama kampında, işkence bile gördüğü söylendi.
İktidardan küçücük bir ses bile yok!
Yani bir rahmet bile dilemek çok görüldü,
Türk dünyasının kahraman evladına…

NEDEN?

İkisi de müslüman olan şahsiyetlerden sadece birisi,
şehit ilan edildi ve ağıtlar yakıldı.
Diğeri ise, yok sayıldı.Neden?

ÇÜNKÜ;

Uzun bir değerlendirme yapmak ve tarihçe vermek mümkün amma;
Kısaca;İhvan, MÜSLÜMAN KARDEŞLER hareketi
şimdiki erk sahiplerinin islami felsefelerinin temel noktasıdır.

Bu hareket İngilizlerin ve ABD’nin açık desteği ile kurulmuştur.
Türkiye de 60 yılların sonunda, Seyyit Kutup,
bu doktrinin kanaat önderlerinden biridir,
ve bu zatın Kuran meali ve kitapları ilham olmuştur,
halen iktidarda olan erk sahiplerine…
Müstemleke bir ülke de yazılan Kuran Meali,
Elmalı Hamdi’nin Kuran mealinin yerini aldı,
bir kesimin rehberi oldu…

Burada önemli nokta şudur zannımca:

Hür bir memlekette meal yazmak
veya;
müstemleke, esir bir ülkede meal yazmak.

Tesfirlere aynen yansır ve radikal yaklaşımlara sebep olur,
müstemleke ülke şartlarında meal yazmak, kitap yazmak!
Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür bir insanın, asla müstemleke olmamış bir Türk mütefekkirinin meali ile,
müstemleke bir ülkenin hürriyeti tadamamış
bir kanaat önderinin meali,
arasında Hür düşünce,hür zihin ve ezilmişlik farkı olacağı
açıktır.

Bu yayınlar ile Türkiye’nin bile-detayına girmeyeceğim-
müstemlekete bir memleket olduğu iddia edilmiş,
bir dönem diyanetin atadığı imamların arkasında,
namaz kılmak bile, caiz sayılmamıştır, bir kesimce…

Ezcümle;
Rahmetli ERBAKAN Hoca’ya BOB liderliği teklif edildi,
ABD tarafından ve Hoca bunu reddetti.
Şu andaki erk sahipleri ise,
Emperyal Osmanlı hayalleri ile, kabul ettiler,
ve BOB eşbaşkanı oldular.

Sözün özü;
ABD İhvan’ı da satıp, tu kaka ilan edince,
Bu dostlarımızda iyot gibi ortada kaldılar…

Sonraki siyasal gelişmeler, başlangıçta arz ettiğim
tabii sonuçları ortaya çıkardı..
Zannımca hain FETÖ kalkışması da bu konuya kısmen bağlanabilir…

Benim asıl çok şaşırdığım konu;
samimiyetlerine inandığım entellektüel Ülkücü camianın da,
Bir Türk- Müslüman öndere, yeterince sahip çıkmak yerine,
Arap-Müslüman Müslüman Kardeşler önderine sahip çıkmaları!
Eğer bunun sebebi seçim ise çok üzücü,
idiologya kayması ise çok daha vahim…

Bu ülkeyi yönetmeye soyunmuş iktidar dahil,
bütün siyasetçiler ve erk sahipleri;
çok iyi düşünmek, yanlış yol ve politikalardan vazgeçmek,
kadim memleketimin bahtsız insanlarını
siyasal ikbal hesapları için zehirlenmesi sebep olmamak,
Ülkemi siyasal bataklıktan çıkarmak,
ve kurucu değerlere sahip çıkmak,
zorundadırlar…

Memleketimin akl-ı selim kanaat önderlerine düşen görev de, kayıkçı kavgalarına alet olmak yerine,
Bu kadim milleti aydınlatmak olmalıdır.
Zannımca;
Memleketin refahı da, huzuru da;
özgürlük ve demokrasi ikliminde,
doğru bilgi ve akılcı eğitim ile geri kazanılacaktır.
Yani, değişmez kural:EĞİTİM ŞARTTIR.

Saygı ve Sevgilerimle,